Günümüzün Olmazsa Olmazı İnovatif Yönetim

Geçmiş yıllardan günümüze doğru gelinirken hep bir kuşak izleri olmuştur. Bunları hatırlarsak yetmişler,seksenler, doksanlar derken milenyum zamanını da geride bıraktık bu dönemleri yaşadık sonradan arkamıza baktığımızda geldiğimiz noktaya inanmak güç oldu.

Örneğin;

İlk uçuş 17 Aralık 1903’te Wright kardeşler tarafından ABD Nord Carolene’da gerçekleşti, 12 saniye sürdü ve 37 metre yol alındı . bugün geldiğimiz noktada bu mesafe modern bir uçağın kanat açıklığından daha kısa olduğunu görmekteyiz. O günlerde böyle bir değişim olduğunu söyleselerdi kimse inanmazdı işte bu yaşanan değişimlerin günümüzdeki adı inovasyon = Yenilik üretme olarak yer buldu fakat ülkemizde inovasyon daha çok teknoloji ile anılmakta ve inovasyon = teknoloji olarak akıllarda kalmaktadır.

İnovasyonun teknoloji dışında da kullanılması gerektiğini sürekli günden güne değişim dünyamızda ve ülkemizde global gelişmeleri ortaya koymuştur.

Bu gelişmeler;

  1. İletişim Devrimi
  2. Rekabetin Artması
  3. Sınırların ortadan kalkması ve globalleşme
  4. Endüstriyel gelişmeler ve yenilik üretme zorunluluğu

Bu önemli gelişmeler sonucunda inovatif yaklaşımlara ağırlık veren kurumlar başarılarını artırmaya başlamışlardır.

Tabi ki global değişimde teknolojik değişimlerle beraber bu değişimi yönetecek büyük değişimlere ihtiyaç duyuldu bunlar;

  • Yönetim
  • İnsan Kaynağı
  • Bilgi
  • Çevresel Faktörler

Bu 4 önemli değişimde özellikle inovatif yönetim anlayışı ön plana çıkmaya başlamıştır. İnsan, Bilgi ve Çevresel değişimin teknolojinin getirdiği yenilikle beraber yönetime entegrasyonu etkin bir şekilde sağlanmalıdır. Böylece oluşturulan inovatif yönetim sistemi değişen rekabet ortamında fark oluşturarak başarılı kurumlar haline gelinebilir.

Özellikle İnsan kaynakları yönetim organizasyonuna bakıldığı zaman 2 yönetimsel yapısından bahsedebiliriz bunlar ;

  1. Aktif süreç
  2. Pasif süreç

Aktif süreç; çalışanların performansının ölçüldüğü, eğitim ihtiyaçlarının belirlendiği rekabetçi koşullarda çalışma ortamının oluşturulması ve yönetimle çalışanlar arasında bir köprü vazifesinin oluşması sağlamaktır.

Pasif süreç; çalışanların evrak boyutunda özlük haklarının oluşturulması, iş sözleşmeleri, yıllık izin ve ücretlendirmeler takibinden oluşmaktadır.

İnovatif yönetim anlayışından önce tüm sektörlerde geleneksel yönetim anlayışıyla yalnızca insan kaynaklarının pasif süreçlerinin takibi ve uygulamaları yapılmaktaydı.

Ülkemizde, özellikle kamu yönetimi alanında geleneksel anlayışın etkili

olması, kamu personeline yönelik uygulamalarda da etkisini göstermektedir. Bunun

sonucu olarak, kamu yönetiminde inovatif yönetim anlayışının gerekli kıldığı insan kaynakları aktif süreçlerinin öngördüğü şeffaflık, kurum içi sağlıklı iletişim ve güven, kurumsal ve bireysel etkililik ve verimlilik, yüksek motivasyon gibi unsurların gerçekleştirildiğini söylemek oldukça zordur. Ülkemizde kamu personelinin performans değerlendirme yöntemi incelendiğinde, değerlendirmenin, çalışanların da katkı ve katılımlarının sağlandığı, değerlendirme sonuçlarının dikkate alınıp belirlenen amaçlar doğrultusunda kullanıldığı bir süreç olmaktan çok, sadece bir saptama faaliyeti olarak kaldığı, gizliliğin esas olduğu, çalışanların mesleki ve kişisel gelişimlerini sağlamaktan çok uzak olduğu görülmektedir.

İnovatif İnsan kaynakları yönetim anlayışının getirmiş olduğu en önemli yenilik Aktif süreç içerisinde bulunan performans yönetim sistemidir. Özellikle Kamu kesimini daha etkin ve daha verimli hale getirmek, büyük ölçüde kamu personelinin performansına bağlıdır. Bu gerçekten hareketle, performans değerlendirmesi, günümüzde sistematik ve inovatif bir çalışma alanı olmaya başlamıştır. Kamu

kesiminde performans değerlendirmesi, başarılı ve başarısız personeli birbirinden

ayırmak, personelin eğitim ihtiyaçlarını tespit etmek ve iş performansını arttırmak

amaçlarıyla kullanılan yönetsel bir araç olarak ortaya çıkmaktadır.

İnsan kaynakları İnovatif yönetim anlayışının getirmiş olduğu performan yönetiminin kurumlara ve çalışanlara faydalarına baktığımızda;

  • Performansı geliştirmek ve pekiştirmek,
  • Ücretlendirme ve ödül standartları belirleyerek başarının ödüllendirilmesini

sağlamak,

  • Kötü performansı ortaya çıkarmak, bunun nedenlerini ve çözüm yollarını

ortaya koymak, yetersiz çalışanın durumunu yeniden gözden geçirmek,

  • Çalışanın eğitim gereksinimlerini tespit etmek ve bu eksiklikleri gidermek,
  • Yönetim becerilerini geliştirmek,
  • Takım çalışmasını artırmak,
  • Yönetici ve çalışan arasındaki iletişimi geliştirmek,
  • Çalışanın niteliklerini tesbit etmek ve nitelikleri uygun işlere yönlendirmek,
  • Çalışanlar ve yaptıkları işler hakkında güvenilir bilgi elde etmek,
  • Personelin is motivasyonunu ve verimini artırmak,
  • Beklentiler konusundaki belirsizlik durumunu ortadan kaldırmak, endişeleri

azaltmak,

İnovatif yönetim anlayışı, İnsan Kaynaklarının daha etkin ve dinamik bir yapıda olmasını sağlamaktadır. Diğer sektörlere göre daha fazla hizmet üreten kamu kurumlarının insan kaynakları aktif süreçlerinin uygulanması kaçınılmazdır, hem çalışan personelin nitelikleri artmış olur hemde güçlü kurum imajı oluşturulur.

 

Müşteri ve vatandaş memnuniyeti sağlama açısından ise geleneksel yönetim anlayışında müşteri veya vatandaş memnuniyetin öneminden ziyade, kurumların kendi hedefleri ve istekleri önemliydi fakat inovatif yönetim anlayışıyla beraber müşteri ve vatandaş odaklı yönetim anlayışı devreye girmiştir, tüm planlamalar onların istekleri görüşleri doğrultusunda yapılmakta yeni bir hizmetin ve ürünün ortaya çıkmasında önemli katkıları olmaya başlamıştır.

İşte bu belirli bölümde oluşan inovatif yönetimin adı CRM müşteri ilişkileri veya vatandaş ilişkileri yönetimi olarak yer almıştır.

Artık özel sektör veya kamu kurumlarında kendini dinlemeyen onun isteklerini anlamayan vatandaşın isteklerine cevap veremeyen kurumlar zaman içinde yok olmaktadırlar.

İnovatif yönetimin geleneksel yönetim sisteminden ayıran en önemli 5 yaklaşımın önemi artmaya başlamıştır.

Bu yaklaşımlar;

Geleneksel Yönetim İnovatif Yönetim
Günübirlik yönetim Uzun vadeli yönetim
Mevcut fırsatlar Yeni fırsatlar
İstikrarlı çevre Dinamik çevre
Reaktif davranış Proaktif davranış
Eylem odaklı Analiz odaklı

 

Aslında bakıldığı zaman her geçen gün yeni bir değişimle karşı karşıya kalmaktayız, bu değişimi anlamak ve yönetebilmek ancak inovatif yönetim anlayışıyla olmaktadır.

Günümüzde inovatif yaklaşımı benimseyen, teknolojiyi yönetimlerde etkin kullanan yöneticiler kurumlarını başarıya ulaştırmaktadırlar.

 

Eğitimci & Yazar

Dinçer Barutcugil